Bugün: 28. 01. 2026
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH


Yaratılış 29:1-35

1 - Yakup yoluna devam ederek doğu halklarının ülkesine vardı.

2 - Kırda bir kuyu gördü. Kuyunun yanıbaşında üç davar sürüsü yatıyordu. Sürülere o kuyudan su verilirdi. Kuyunun ağzında büyük bir taş vardı

3 - Bütün sürüler oraya toplanınca, çobanlar kuyunun ağzındaki taşı yuvarlar, davarlarını suvardıktan sonra taşı yine yerine, kuyunun ağzına koyarlardı.

4 - Yakup çobanlara, "Kardeşler, nerelisiniz?" diye sordu. Çobanlar, "Harranlı'yız" diye yanıt verdiler.

5 - Yakup, "Nahor'un torunu Lavan'ı tanıyor musunuz?" diye sordu. "Tanıyoruz" dediler.

6 - Yakup, "İyi midir?" diye sordu. "İyidir. İşte kızı Rahel davarlarla birlikte geliyor."

7 - Yakup, "Akşama daha çok var" dedi, "Sürülerin toplanma vakti değil. Davarlarınızı suvarın, götürüp otlatın."

8 - Çobanlar, "Bütün sürüler toplanmadan, kuyunun ağzındaki taşı yuvarlamadan olmaz" dediler, "Ancak o zaman davarları suvarabiliriz."

9 - Yakup onlarla konuşurken Rahel babasının davarlarını getirdi. Rahel çobanlık yapıyordu.

10 - Yakup dayısı Lavan'ın kızı Rahel'i ve davarları görünce, gidip kuyunun ağzındaki taşı yuvarladı, dayısının davarlarını suvardı.

11 - Rahel'i öperek hıçkıra hıçkıra ağladı.

12 - Rahel'e baba tarafından akraba olduklarını, Rebeka'nın oğlu olduğunu anlattı. Rahel koşup babasına haber verdi.

13 - Lavan, yeğeni Yakup'un geldiğini duyunca, onu karşılamaya koştu. Ona sarılıp öptü, evine getirdi. Yakup bütün olanları Lavan'a anlattı.

14 - Lavan, "Sen benim etim, kemiğimsin" dedi. Yakup Lavan'ın yanında bir ay kaldıktan sonra,

15 - Lavan, "Akrabamsın diye benim için bedava mı çalışacaksın?" dedi, "Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?"

16 - Lavan'ın iki kızı vardı. Büyüğünün adı Lea, küçüğünün adı Rahel'di.

17 - Lea'nın gözleri alımlıydı, Rahel ise boyu bosu yerinde, güzel bir kızdı.

18 - Yakup Rahel'e aşıktı. Lavan'a, "Küçük kızın Rahel için sana yedi yıl hizmet ederim" dedi

19 - Lavan, "Onu sana vermek başkasına vermekten daha iyidir" dedi, "Yanımda kal."

20 - Yakup Rahel için yedi yıl çalıştı. Rahel'i sevdiği için, yedi yıl ona birkaç gün gibi geldi.

21 - Lavan'a, "Zaman doldu, kızını ver, evleneyim" dedi.

22 - Lavan bütün yöre halkını toplayıp bir şölen verdi.

23 - Gece kızı Lea'yı Yakup'a götürdü. Yakup onunla yattı.

24 - Lavan cariyesi Zilpa'yı kızı Lea'nın hizmetine verdi.

25 - Sabah olunca, Yakup bir de baktı ki, yanındaki Lea! Lavan'a, "Nedir bana bu yaptığın?" dedi, "Ben Rahel için yanında çalışmadım mı? Niçin beni aldattın?"

26 - Lavan, "Bizim buralarda adettir. Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez" dedi,

27 - Bu bir haftayı tamamla, Rahel'i de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.

28 - Yakup kabul etti. Lea'yla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Rahel'i de ona verdi.

29 - Cariyesi Bilha'yı Rahel'in hizmetine verdi.

30 - Yakup Rahel'le de yattı. Onu Lea'dan çok sevdi. Lavan'a yedi yıl daha hizmet etti

31 - RAB Lea'nın sevilmediğini görünce, çocuk sahibi olmasını sağladı. Oysa Rahel kısırdı.

32 - Lea hamile kalıp bir erkek çocuk doğurdu. Adını Ruben koydu. "Çünkü RAB mutsuzluğumu gördü" dedi, "Kuşkusuz artık kocam beni sever.”

33 - Yine hamile kaldı ve bir erkek çocuk daha doğurdu. "RAB sevilmediğimi duyduğu için bana bu çocuğu verdi" diyerek adını Şimon koydu.

34 - Üçüncü kez hamile kalıp bir daha erkek çocuk doğurdu. "Artık kocam bana bağlanacak" dedi, "Çünkü ona üç erkek çocuk doğurdum." Onun için çocuğa Levi adı verildi

35 - Dördüncü kez hamile kaldı ve bir erkek çocuk daha doğurdu. "Bu kez RAB'be övgüler sunacağım" dedi. Onun için çocuğa Yahuda adını verdi. Bir süre doğum yapmadı


Matta 28:1-20

1 - Cumartesi gününden sonra, haftanın birinci gününde güneşin doğmasından az önce, Mejdelli Meryem ve öbür Meryem mezara bakmaya geldiler.

2 - Ve işte, daha önce büyük bir zelzele olmuştu. Rabbin bir meleği gökten inip kayayı bir kenara yuvarlamıştı. Şimdi de o kayanın üstünde oturdu.

3 - Onun görünüşü bir şimşek gibi idi, rubaları da kar gibi beyazdı.

4 - Kollayıcı askerler ondan o kadar korktular ki, titreyip ölü gibi olmuşlardı.

5 - Melek sözü alıp kadınlara dedi: "Korkmayın! Biliyorum, siz haça gerilmiş olan İsa'yı arıyorsunuz.

6 - O burada değil, çünkü söylediği gibi dirilmiştir. Gelin, O nerede yattıydı, o yeri görün.

7 - Sonra hemen gidip Onun öğrencilerine söyleyin ki, O ölülerden dirildi. Ve işte, O sizden önce Celile sancağına gidiyor. Orada Onu göreceniz. Evet, ben size şimdi söyledim."

8 - Kadınlar da çabucak mezardan ayrıldılar. Hem korku, hem de büyük sevinç içinde idiler. Öğrencilerine haber vermeye koştular.

9 - Ve işte, İsa onlarla karşılaştı ve selam verdi. Onlar da yaklaşıp İsa'nın ayaklarına sarıldılar ve Ona secde kıldılar.

10 - O vakıt İsa onlara dedi: "Korkmayın! Gidin, kardeşlerime haber verin, Celileye doğru yola çıksınlar. Orada beni görecekler."

11 - Kadınlar daha giderken, işte, kollayıcı askerlerden birkaç kişi kasabaya girdiler ve olup biten bütün meseleleri Allahevinin güdücülerine bildirdiler.

12 - Onlar da akıldanecilerle toplanıp danıştılar. Sonra askerlere büyük para verdiler.

13 - Ve dediler: "Şöyle konuşacaksınız: 'Onun öğrencileri geceleyin gelip, biz uyurken Onun ölüsünü çaldılar.'

14 - Ve bu laf sancakbeyin kulağına gelirse, biz onu kandırıp sizi telaştan kurtaracaz."

15 - Askerler de parayı alıp, onlara nasıl söylendi, aynısını yaptılar. Ve bu laf Yahudilerin arasında çok yayıldı, ve bugüne kadar yayılıyor.

16 - Onbir öğrenci de Celile sancağına, İsa'nın onlara söylediği balkana gittiler.

17 - Onu görünce, Ona secde kılmaya başladılar. Kimileri gene, şüpe ettiler.

18 - İsa onlara yaklaşıp dedi: "Gökte ve yeryüzünde bütün kuvvet bana verildi.

19 - Onun için gidin, bütün milletleri öğrenci olarak yetiştirin. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adında vaftiz edin.

20 - Onlara öğretirin, size her ne buyurduysam, onu yerine getirsinler. Ve işte, ben her vakıt sizinle birlikteyim, hem de dünyanın sonuna kadar."