Bugün: 14. 03. 2026
Kutsal Kitap okuma planı: SABAH
Çıkış 24:1-18
1 - RAB Musa'ya, "Sen, Harun, Nadav, Avihu ve İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi bana gelin" dedi, "Bana uzaktan tapın.
2 - Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı."
3 - Musa gidip RAB'bin bütün buyruklarını, ilkelerini halka anlattı. Herkes bir ağızdan, "RAB'bin her söylediğini yapacağız" diye karşılık verdi.
4 - Musa RAB'bin bütün buyruklarını yazdı. Sabah erkenden kalkıp dağın eteğinde bir sunak kurdu, İsrail'in on iki oymağını simgeleyen on iki taş sütun dikti.
5 - Sonra İsrailli gençleri gönderdi. Onlar da RAB'be yakmalık sunular sundular, esenlik kurbanları olarak boğalar kestiler.
6 - Musa kanın yarısını leğenlere doldurdu, öbür yarısını sunağın üzerine döktü.
7 - Sonra antlaşma kitabını alıp halka okudu. Halk, "RAB'bin her söylediğini yapacağız, O'nu dinleyeceğiz" dedi.
8 - Musa leğenlerdeki kanı halkın üzerine serpti ve, "RAB'bin sizinle yaptığı antlaşmanın bütün maddelerini işte bu kan geçerli kılıyor" dedi.
9 - Sonra Musa, Harun, Nadav, Avihu ve İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi dağa çıkarak
10 - İsrail'in Tanrısı'nı gördüler. Tanrı'nın ayakları altında laciverttaşını andıran bir döşeme vardı. Gök gibi duruydu.
11 - Tanrı İsrail soylularına zarar vermedi. Tanrı'yı gördüler, sonra yiyip içtiler.
12 - RAB Musa'ya, "Dağa, yanıma gel" dedi, "Burada bekle, halkın öğrenmesi için üzerine yasalarla buyrukları yazdığım taş levhaları sana vereceğim."
13 - Musa'yla yardımcısı Yeşu hazırlandılar. Musa Tanrı Dağı'na çıkarken,
14 - İsrail ileri gelenlerine, "Geri dönünceye kadar bizi burada bekleyin" dedi, "Harun'la Hur aranızda; kimin sorunu olursa onlara başvursun."
15 - Musa dağa çıkınca, bulut dağı kapladı.
16 - RAB'bin görkemi Sina Dağı'nın üzerine indi. Bulut dağı altı gün örttü. Yedinci gün RAB bulutun içinden Musa'ya seslendi.
17 - RAB'bin görkemi İsrailliler'e dağın doruğunda yakıcı bir ateş gibi görünüyordu.
18 - Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı
Yuhanna 3:1-36
1 - Ferisilerden bir adam vardı, adı Nikodimus idi. O, Yahudilerin güdücülerinden biri idi.
2 - Geceleyin İsa'ya geldi ve dedi ki, "Ey muallim! Biliyoruz, sen Allahtan gelen bir muallimsin. Çünkü eger Allah onunla birlikte değilse, hiç kimse senin işlediğin mucizeleri işleyemez."
3 - İsa ona cevap verip şöyle dedi: "Sana çok doğru bir şey söyleyeyim: bir kişi yeniden doğmadı mı, Allahın krallığını göremeyecek."
4 - Nikodimus Ona dedi: "Bir kişi yaşlı iken, nasıl yeniden doğabilir ki? Bir daha anasının rahmine girip doğsun mu?"
5 - İsa şöyle cevap verdi: "Sana çok doğru bir şey söyleyeyim: bir kişi sudan ve ruhtan doğmadı mı, Allahın krallığına giremeyecek.
6 - Bedenden ne doğarsa, bedendir. Ve ruhtan ne doğarsa, ruhtur.
7 - Sana dedim ya, yeniden doğmalısın; ona şaşma.
8 - Rüzgâr nerede isterse, orada esiyor. Sen belki onun sesini işitiyorsun, ama nereden geliyor, nereye gidiyor, onu bilemezsin. İşte, Ruh'tan doğmuş olan her kişi de öyledir."
9 - Nikodimus Ona cevap verip dedi: "Bu şeyler nasıl olabilir?"
10 - İsa da cevap verip dedi: "Sen İsrail'in muallimisin ve bu meselelerden anlamıyor musun?
11 - Sana çok doğru bir şey söyleyeyim: biz ne bilirsek, onu konuşuyoruz. Ve neyi görmüşsek, ona şahitlik yapıyoruz. Gene de şahitliğimizi kabul etmiyorsunuz.
12 - Size dünyadaki şeylerden anlatırdım, siz de iman etmediniz. O vakıt, size gökteki şeylerden anlatırdım mı, nasıl iman edeceniz?
13 - Ve kim gökten indi, Ondan başka hiç kimse göke çıkmadı: o da 'İnsanoğlu'dur.
14 - Musa bir vakıt ıssız yerlerde iken yılanı yukarı kaldırmıştı. 'İnsanoğlu' da aynı öyle lazım yukarı kaldırılsın.
15 - Öyle ki, Ona her kim iman ederse, maf olmasın ama onun sonsuz yaşamı olsun."
16 - Çünkü Allah dünyayı o kadar sevdi ki, biricik Oğlunu verdi. Öyle ki, her kim Ona iman ederse, maf olmasın ama onun sonsuz yaşamı olsun.
17 - Çünkü Allah, Oğlunu dünyaya göndermedi, dünyayı davalasın diye, ama dünya Onun eliyle kurtarılsın diye.
18 - Kim Ona iman ederse, davalanmaz. Ama kim iman etmezse, zaten davalanmıştır, çünkü Allahın biricik Oğlu'nun adına iman etmedi.
19 - Davalanma da şudur: aydınlık dünyaya geldi, ama insanlar karanlığı aydınlıktan daha fazla sevdiler; çünkü onların işleri kötü idi.
20 - Her kim kötülük işlerse, aydınlıktan azlaşmıyor. Ve onun işleri ortaya çıkmasın diye aydınlığa gelmez.
21 - Ama kim hakikatı işlerse, aydınlığa geliyor. Öyle ki, anlaşılsın, onun işleri Allahta yapılıyor diye.
22 - Bu meselelerden sonra İsa, kendi öğrencileri ile birlikte, Yahudiye topraklarına geldi. Orada onlarla vakıt geçirdi ve vaftiz etti.
23 - Yahya da oradaydı ve Enon'da, Salim kasabasına yakın bir yerde, vaftiz ederdi, çünkü orada bol su vardı. Halk Ona gelip vaftiz olurdu.
24 - Çünkü Yahya henüz mapusa atılmamıştı.
25 - Yahya'nın öğrencileri ve Yahudilerin arasında temizlemek temasında bir mesele çıktı.
26 - Ve Yahya'ya gelip ona dediler ki, "Muallim, Yordan ırmağının öte tarafında bir adam senin yanındaydı ya. Hani sen Ondan için şahitlik yaptıydın. İşte, O vaftiz ediyor, herkes de Ona gidiyor."
27 - Yahya cevap verip dedi ki, "Kendisine gökten verilmedi mi, kimse bir şey alamaz.
28 - Ben hep şöyle derdim (ve siz de bunun için şahitlerimsiniz): ben 'Mesih değilim, ama Onun önünden gideyim diye gönderildim.'
29 - Gelin kimin ise, işte, güveyi odur. Ama güveyinin dostu, onun yanında durup onu sesliyor. Ve onun sesini işitti mi, gayet fazla seviniyor. Evet, böylelikle benim sevincim tamam oldu.
30 - O lazım büyüsün, ben gene lazım küçüleyim."
31 - Kim yukarıdan gelmişse, O herkesin üzerindedir. Kim dünyadan gelmişse, dünyadandır ve dünyadan konuşuyor. Ama kim gökten gelmişse, O herkesin üzerindedir.
32 - Ve neyi görmüşse, neyi işitmişse, ona şahitlik ediyor. Kimse de Onun şahitliğini kabul etmiyor.
33 - Ama kim Onun şahitliğini kabul etmişse, Allahın hakikatçı olduğuna garant gidiyor.
34 - Çünkü Allah kimi göndermişse, O Allahın sözlerini söylüyor. Allah, ne de olsa, Ruhunu ölçerek vermez.
35 - Baba, Oğlunu seviyor, ve herşeyi Onun eline teslim etmiştir.
36 - Kim bu Oğula iman ederse, onun sonsuz yaşamı olacak. Ama kim bu Oğula boyun eğmezse, yaşamı görmeyecek. Allahın öfkesi böylesinin üstünde duracak.