Bugün: 28. 01. 2026
Kutsal Kitap okuma planı: AKŞAM


Ester 5:1-14

1 - Üçüncü gün Ester kraliçe giysilerini kuşanıp sarayın iç avlusunda, taht odasının önünde durdu. Kral bu odanın giriş kapısının karşısındaki tahtında oturuyordu.

2 - Avluda bekleyen Kraliçe Ester'i görünce onu hoşgörüyle karşılayıp elindeki altın asayı ona doğru uzattı. Ester yaklaşıp asanın ucuna dokundu.

3 - Kral ona, "Ne istiyorsun Kraliçe Ester, dileğin ne?" diye sordu. "Krallığın yarısını bile istesen sana verilecektir."

4 - Ester, "Kral uygun görüyorsa, bugün kendisi için vereceğim şölene Haman'la birlikte gelsin" diye karşılık verdi.

5 - Kral adamlarına, "Ester'in isteğini yerine getirmek için Haman'ı derhal çağırın" dedi. Böylece kralla Haman Ester'in verdiği şölene gittiler.

6 - Şarap içerlerken kral yine Ester'e sordu: "Söyle, ne istiyorsun? Ne istersen verilecek. Dileğin nedir? Krallığın yarısını bile istesen sana bağışlanacak."

7 - Ester, "İsteğim ve dileğim şu" diye yanıtladı,

8 - Kral benden hoşnutsa, istediğimi vermek, dileğimi yerine getirmek istiyorsa, kral ve Haman yarın kendileri için vereceğim şölene gelsinler, o zaman kralın sorusunu yanıtlarım.

9 - Haman o gün şölenden mutlu ve sevinçli ayrıldı. Ama Mordekay'ı sarayın kapısında görünce ve onun ayağa kalkmadığını, kendisine saygı göstermediğini fark edince öfkeden kudurdu.

10 - Yine de kendini tuttu ve evine gitti. Sonra dostlarını ve eşi Zereş'i çağırttı.

11 - Onlara sonsuz zenginliğinden, çok sayıdaki oğullarından, kralın, kendisini nasıl onurlandırdığından, öbür önderlerinden ve görevlilerinden üstün tuttuğundan söz etti.

12 - Üstelik, Kraliçe Ester, verdiği şölene kralın yanısıra yalnız beni çağırdı diye ekledi, "Yarınki şölene de kralla birlikte beni davet etti.

13 - Ne var ki, o Yahudi Mordekay'ı sarayın kapısında otururken gördükçe bunlardan hiçbirinin gözümde değeri kalmıyor."

14 - Karısı Zereş ve bütün dostları Haman'a şöyle dediler: "Elli arşın yüksekliğinde bir darağacı kurulsun. Sabah olunca kraldan Mordekay'ı oraya astırmasını iste. Sonra da sevinç içinde kralla birlikte şölene gidersin." Haman öneriyi beğendi ve darağacını hemen kurdurdu


Apostolların İşleri 28:1-31

1 - Hepsi kurtulduktan sonra öğrendiler, o adanın adı Malta imiş.

2 - Oradaki yerli halk bize çok yakınlık gösterip hepimizi karşıladılar. Hava soğuktu, üstelik başladı yağmur yağsın. Ve bizim için bir ateş yaktılar.

3 - Pavlus da bir demet odun toplayıp ateşe attı. O vakıt sıcaklığın içinden bir yılan fırlayıp onun eline yapıştı.

4 - Yerli kişiler ne vakıt gördüler, yılan nasıl Pavlus'un elinde asılı duruyor, birbirlerine dediler: "Bu adam herhalde katil. Denizden kurtuldu, ama intikam tanrısı onu brakmadı yaşasın."

5 - Pavlus gene, elini sallayıp hayvanı ateşin içine fırlattırdı ve hiç zarar görmedi.

6 - Onlar gene beklediler, Pavlus şişsin ya da ölüp yere düşsün. Uzun bir vakıt ona baktılar. Ama gördüler, ona birhangi zarar olmuyor. O vakıt fikirlerini değiştirip, 'O bir tanrıdır' demeye başladılar.

7 - Şimdi, o adanın güdücüsünün adı Publiyus idi. Onun da o yere yakın birtakım toprakları vardı. Bizi karşıladı ve üç gün için cani yürekten misafir etti.

8 - Ve öyle oldu ki, Publiyus'un babası hasta yatardı. Ateşi ve kanlı sürgünü vardı. Pavlus onun yanına gitti, dua etti ve ellerini onun üstüne koyup onu iyileştirdi.

9 - Bu olduktan sonra, adada kimin hastası varsaydı, hepsi geldiler ve iyileştirildiler.

10 - Bize saygı göstermek için bahşişler getirdiler. Ayrılırken de, bize her ne lazımsaydı verdiler.

11 - Adada başka bir gemi vardı, o da kışı orada geçirmişti. Gemi Aleksandriya'dan idi ve 'İkizlerin' sembolünü taşıdı. Üç ay geçtikten sonra ona binip yola çıktık.

12 - Sirakuz kasabasına gelince üç gün orada kaldık.

13 - Oradan dolanarak Regiyo kasabasına vardık. Bir gün sonra güneyden bir rüzgâr esmeye başladı ve ikinci günde Puteyoli kasabasına vardık.

14 - Orada kardeşleri bulduk. Bizi davet ettiler ve yedi gün onlarla kaldık. Böylelikle Roma'ya geldik.

15 - Oradaki kardeşler bizden için haber alınca, bizi karşılamaya geldiler, çak Apiyus Çarşısı'na ve Üç Hanlar'a kadar. Pavlus onları görünce Allaha şükür etti ve kuraj aldı.

16 - Ne vakıt Roma'ya geldik, Pavlus'a izin verildi, yalnız başına kalsın. Onun yanında sade ona bakan bir asker vardı.

17 - Ve üç gün sonra Pavlus Yahudilerin güdücülerini bir araya çağırdı. Toplandıktan sonra onlara dedi: "Beyler ve kardeşler! Ne halkımıza karşı, ne de dedelerimizin adetlerine karşı bir şey yapmadım. Gene de Yeruşalim'de beni Romalıların eline mapusçu olarak teslim ettiler.

18 - Beni araştırdılar ve sonra razı geldiler, beni serbest braksınlar. Çünkü bende yoktu birhangi sebep ölüm cezası için.

19 - Ama Yahudiler bana karşı çıkıştılar. Ve onun için mecbur kaldım, davamı emperatora teslim edeyim. Değil, halkıma karşı birhangi suç işleyim.

20 - İşte, onun için sizi çağırdım, sizinle görüşeyim ve konuşayım: ben İsrail'in umudundan için bu zincirlere vuruldum."

21 - Ona dediler: "Ne Yahudiye sancağından senden için mektuplar aldık, ne de kardeşlerden birhangisi buraya gelip senden için kötü lafta bulundu ya da kötü bir şey anlatırdı.

22 - Ama istiyoruz, senin fikrini öğrenelim. Çünkü bu sektadan için biliyoruz, her yerde ondan için kötü konuşuyorlar."

23 - Ona bir gün koydular; o vakıt çok kalabalık olarak onun kaldığı evine geldiler. Ve onlara Allahın krallığından için anlatırdı ve çok ciddi olarak şahitlik yaptı. Sabahtan akşama kadar çalıştı, hem Musa'nın Kanun kitaplarından, hem de peygamberlerin kitaplarından onları İsa'dan için inandırsın.

24 - Kimisi söylenen sözlere iman etti, kimisi gene iman etmedi.

25 - Aralarında anlaşmamazlık çıktı. Pavlus da son bir laf yaptı ve öyle ayrıldılar: "Kutsal Ruh dedelerimize peygamber İşaya'nın ağzından ne güzel konuştuydu:

26 - Bu halka git ve söyle: 'Hep işiteceniz, ama hiç anlamayacanız. Hep bakacanız, ama hiç görmeyeceniz.

27 - Çünkü bu halkın yüreği hisetmez oldu. Kulakları ile zor işitiyorlar, Gözlerini de kapatmışlar Yeter ki, gözleriyle görmesinler, kulaklarıyla işitmesinler, ve yürekleriyle anlamasınlar ve dönmesinler. Ben de onları iyileştirmeyeyim.'

28 - Onun için, size şunu bildireyim: Allahın bu kurtuluşu artık Allahsız milletlere gönderildi. Ve onlar buna kulak verecek!"

29 - Pavlus bu sözleri söyledikten sonra Yahudiler ayrıldı ve aralarında büyük bir kırkılma çıktı.

30 - Pavlus da kendine bir ev kiraladı ve tam iki sene orada kaldı. Kendisine gelen herkesi kabul etti.

31 - Tam bir kurajla Allahın krallığını bildirirdi ve Rab İsa Mesihten için ders verirdi; kimse de ona bunu yasak etmezdi.